SİYASET
Giriş Tarihi : 08-10-2021 13:15   Güncelleme : 08-10-2021 13:15

Bakan Çavuşoğlu: 'En zengin değiliz ancak en cömert olmaktan da gurur duyuyoruz'

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Ukrayna’da üniversitede yaptığı konuşmada, 'Türkiye, insani yardım konusunda lider ülke. En zengin değiliz ancak en cömert olmaktan da gurur duyuyoruz' dedi.

Bakan Çavuşoğlu: 'En zengin değiliz ancak en cömert olmaktan da gurur duyuyoruz'
Ukrayna’nın Lviv kentine gelen Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, ülkedeki temaslarına devam ediyor. Lviv İvan Franko Ulusal Üniversitesi’nde bir konuşma yapan Bakan Çavuşoğlu, diplomasinin ve siyasetin önemine vurgu yaparak, “Birçok diplomatın bu fakülteden mezun olduğunu öğrendim. Kiev’deki büyükelçimiz değil ama benim sözcüm, danışmanım ve ben hepimiz Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nden mezun olduk. Bu konferansın ana temasının son derece önemli olduğunu düşünüyorum. Birçok başka şeyin yanında akademisyenler ve diplomatların bir ortak özelliği var. Güzel kelimeler kullanmak hoşumuza gidiyor. Ben bir siyasetçi olarak bu hususları daha basit şekilde incelemeye çalışıyorum ve bunu meslektaşlarıma da ifade ediyorum” şeklinde konuştu.

Bakan Çavuşoğlu, “Geçtiğimiz yıl Antalya Diplomasi Forumu’nun ilkini gerçekleştirdik. Forumun teması yenilikçi diplomasi, yeni dönem, yenilikçi yaklaşımlardı. Küresel görünüm değişiyor. Değişim süregelen bir gerçek, ancak şu anda farklı olan şey şu; değişim çok daha hızlı gerçekleşiyor. 16. yüzyıldan birini 18. yüzyıla getirecek olursanız kendisinin yeni dünyaya adapte olmasında çok fazla problem yaşayacağını sanmıyorum. 20. yüzyıldan birini getirip bugüne taşıyacak olursak bu kişiler adapte olmakta zorlanacaklar. Bizler çocuklarımızı anlamakta bile zorlanıyoruz” ifadelerini kullandı.

“Sisteminizi yeni fikirlere açık tutmak modern diplomasi için gerekli unsurlar”
Daha önce uluslararası ilişkiler öğrencilerinin dünyayı anlamasının daha kolay olduğunu ifade eden Bakan Çavuşoğlu, “1990 yıllarının başlarında daha kolaydı, çünkü sabit ittifaklar vardı. Şimdi çok kutuplu bir dünyadan bahsediyoruz. İttifaklar değişiyor, klasik tehditlere ek olarak küresel engellerle de karşılaşıyoruz. Siber saldırılar, hibrit tehditler, iklim değişikliği ile mücadele ediyoruz. Farklı konularda İkinci Dünya Savaşı sonrası kurulan küresel sistemin artık buna cevap vermekten öte olduğu konusunda fikir birliğine vardık. İşte bu değişimi anlayıp, diplomasiyi buna uyarlamamız gerekiyor. Diplomasiyi sizin ifade ettiğiniz gibi merkeze ya da ön safhalara koymak için politika önerilerimiz vardır. Diplomasi çok paydaşlı ortam. Devletler birincil aktörler ama üniversitelerin, bireylerin önemi daha da artmaya başladı. Bu anlamda gerçekten kapsayıcı bir yaklaşıma ihtiyacımız var. İkinci olarak diplomasi yenilikçi olmalı. Teknoloji bizim çalışma düzenimizi değiştiriyor ama diplomasi bunda bir istisna değil. Büyük ve geniş kapsamlı verileri, suni zekayı birçok alanda kullanıyoruz. 2019 yılında dijital diplomasi inisiyatifimizi başlattık ve teknolojik araçları en iyi şekilde kullanmaya başladık. Ancak yenilikçi olmak sadece teknolojiyle ilgili değil fikirlerle de alakalı bir şey. Sisteminizi yeni fikirlere açık tutmak modern diplomasi için gerekli unsurlar. 30 yıl önce Sovyetler Birliği’nin dağılmasından hemen sonra Karadeniz Ekonomik İşbirliği Örgütü’nü kurmak yenilikçi bir fikirdi. Halen bölgesel işbirliğine katkıda bulunuyor. Türkiye, Rusya, Ukrayna, Azerbaycan, Ermenistan gibi kilit ülkeleri bir araya getiren tek örgüt. Sadece yenilikçi düşünce ile bunu oluşturabiliriz” ifadelerini kullandı.

“En zengin değiliz ama en cömerdiz”
Türkiye’nin dünya nezdinde sergilediği cömertliğe vurgu yapan Bakan, “Üçüncü olarak yenilikçi olurken diğer taraftan da ilkelerimizi de desteklemeli ve sabit tutmalıyız. Dış politikanın ahlaki değerlerinin olması lazım. Türkiye’nin dış politikasını girişimci ve insani olarak tanımlıyoruz. Girişimci, çünkü yeni fikirlere açık. İnsani, çünkü biz insanları düşünce ve hareket etme yönümüzün hemen merkezine yerleştiriyoruz. Türkiye, insani yardım konusunda lider ülke. En zengin değiliz ancak en cömert olmaktan da gurur duyuyoruz. Uluslararası dayanışmanın salgın sırasında eksikliğini görmek bizim için insani diplomasinin önemini bir kez daha ortaya koydu. Sadece ilkeli ve insani bir diplomasi ile küresel problemlerle baş edebilirsin. Dördüncüsü, etkin çok taraflılık. Yeni bir uluslararası gerçekliği oluşturmak sizin ifade ettiğiniz şekliyle çok önemli. Diplomasinin klasik tanımı sınırlama gücünün sanatıdır. Güç, meşruiyet olmazsa frensiz araba gibidir. Nihayetinde kaza yapar. Çok taraflılığın etkin olması gerekiyor, dünyada da etkinliğine ihtiyacımız var” ifadelerini kullandı.

“Kurallara dayalı uluslararası bir düzene ihtiyacımız var”
Bakan Çavuşoğlu, açıklamasını şu şekilde sürdürdü:
“Diplomasi gibi kurumlar değişen gerçekliğe adapte olmalı. Örneğin Birleşmiş Milletler kendisini değişen dünya düzenine adapte edemezse ve uyum sağlayamazsa giderek daha az önemli hale gelecektir. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ‘Birleşmiş Milletler’in özellikle reforma tabi tutulması’ görüşü ve ‘Dünya 5’ten büyüktür’ görüşü bu gerçekliğin altını çiziyor.”
Öğrencilere seslenen Bakan Çavuşoğlu, “Kurallara dayalı uluslararası bir düzene ihtiyacımız var. Burada bir gerçek var; hangi kurallardan bahsediyoruz? Gerçekte Batı, Çin ya da Rusya farklı kural çizgilerinden bahsediyorlar ama yine de minimum standartlar üzerine, toprak bütünlüğü gibi, uluslararası hukuk gibi temel kurallar üzerinde anlaşabilmeliyiz. Küresel ortamdaki
değişikliği böyle görüyoruz. Diplomasiyi merkeze yerleştirmek için çok taraflı çabaya ihtiyacımız var” dedi.