EKONOMİ
Giriş Tarihi : 14-10-2020 14:18   Güncelleme : 14-10-2020 14:18

Merkez bankacıların 'maliye politikasına' bu denli müdahalesi uygun mu?

Dünyanın önde gelen merkez bankacıları, ellerindeki araçların yetersiz kalabileceği düşüncesi ile maliye politikasından daha fazla destek bekliyor.

Merkez bankacıların 'maliye politikasına' bu denli müdahalesi uygun mu?
Bloomberg'de yer alan habere göre, dünyanın önde gelen merkez bankacıları, hükümetlere artan borç yüküne ilişkin endişelerini şimdilik bir kenara bırakmaları ve ekonominin koronavirüsten toparlanması tamamlana dek harcamalara devam etmeleri çağrısında bulunuyor.

Bu çağrılar, kurtarma çabaları için nasıl ödeme yapılacağına ilişkin endişelerin gündemin ön sıralarına çıkmakta olduğu bazı ülkeler tarafından gözardı ediliyor. Ancak tarihi boyunca bütçe sınırlamalarını savunan Uluslararası Para Fonu (IMF), bu konuda bir fikri olduğunu söylüyor.

IMF Çarşamba akşamı pandeminin kamu maliyesine etkileri konusundaki en detaylı çalışmasını açıklayacak. Baş ekonomist Gita Gopinath, Salı günü yaptığı konuşmada, nesiller boyu görülen en kötü ekonomik gerilemenin ardından, önlerinde "uzun, düzensiz ve belirsiz bir yükseliş" olduğu uyarısında bulundu ve politika yapıcıların desteklerini çekmeleri için çok erken olduğunu söyledi.

Durum, bu hafta gerçekleştirilecek IMF yıllık toplantısı yaklaşırken, merkez bankacılardan gelen artan aciliyet çağrıları ile daha da somutlaştı. Avrupa Merkez Bankası (AMB) Başkanı Christine Lagarde, sadece online katılımın olacağı etkinliği, en büyük endişenin çalışanlara ve işletmelere mali desteğin çok ani bir şekilde kesilme ihtimali olduğunu söyleyerek başlattı.

"Para politikası araçları etkin olmayabilir"

Başkan Jerome Powell'ın da aralarında olduğu bir dizi Fed yetkilisi geçen hafta art arda açıklamalarda bulunarak, aynı konuya ABD özelinde değindi. ABD'de koronavirüsten kaynaklanan hasarı gidermek için uygulamaya konulması planlanan ek mali teşvik paketi konusundaki görüşmeler aylardır kilitlenmiş durumda. Fed yetkilileri, diğer bir tahvil alım turu dahil, kendi araçlarının hükümetin harcamaları kadar etkin olmayacağını kaydettiler.

En güçlü merkez bankalarından gelen mesajlar her geçen gün daha da somutlaşıyor: Para politikasının kısa vadede destek için yapabilecekleri sınırlı. Aşırı düşük faizlerden borçlanabilen ve hızlı ve hedefli destek sağlamak için iyi düzenlenmiş araçlara sahip mali otoriteler, işi bitirmek zorunda kalacaklar.

Londra'da UBS Wealth Management küresel baş ekonomisti Paul Donovan, Powell ve Lagarde'ın, ekonomideki her sorunu çözebilen "her şeye kadir merkez bankası mitini" geri ittiklerini söyledi ve "Her zaman çözüm getiremezler. Bu bir kredi daralması değil. Kredi maliyetinin düşürülmesi ekonomiyi canlandırmayacak" şeklinde görüş bildirdi.

Arka planda ivme kaybeden bir küresel toparlanma var ve IMF'in hesaplamalarına göre şimdiye dek 12 trilyon dolar büyüklüğünde teşvik sağlayan politikacıların, borçlarının rekor seviyelere çıkması ile birlikte harcamaları azaltma riski var.

"Destekler ayak bağı olabilir"

JPMorgan Chase & Co.'ya göre, mali kurtarma paketleri küresel büyümeye 2020 yılında 3.7 yüzde puanı katkı sağladı ve bu destekler, koronavirüs dalgasının iki kat daha kötü hasar vermesini önledi. Ancak JPMorgan ekonomistleri, bu desteklerin gelecek yıl, 2008 çöküşünden sonra toparlanmada aksamaya neden olan "yanlış politika adımlarının" tekrarı dolayısıyla teşvikleri tıkanması ile birlikte, ayak bağı haline gelebileceğini düşünüyorlar.

Bazı uzmanlar, bu gibi politikaların, faiz artırma zamanı geldiğinde merkez bankalarının elini bağlayabileceğine ve uzun vadede bağımsızlıklarını daraltabileceğine dikkat çekiyorlar.İsviçre Merkez Bankası Başkanı Thomas Jordan, geçen hafta yaptığı açıklamada, "Aşırı kamu borcu, merkez bankasını fiili olarak kamu maliyesinin etkilerine bağımlı olarak karar almaya zorlar" dedi.

Hükümetin bütçe açığını finanse edebilmek içim vergileri artırmayı konuşmaya başladığı İngiltere'de, en az bir eski politika yapıcı, İngiltere Merkez Bankası'nı Hazine'nin bir silahı haline gelmekle itham etti. Ancak İngiltere Merkez Bankası Başkanı Andrew Bailey, mali harcamaların halen uygun olduğunu söylüyor ve banka baş ekonomisti Andy Haldane, İngiltere ekonomisinin geçmişte daha büyük borç yükü ile büyüdüğüne dikkat çekti.

"Merkez bankacıların maliye politikasına müdahalesi doğru mu?

Powell'ın ABD'deki tartışmalara sözlü olarak müdahil olması, daha büyük çaplı devlet desteğine muhalif bazı Cumhuriyetçi senatörlerin itirazına yol açıyor. Bu durum bazı destekçileri bile endişelendiriyor.

Eski İngiltere Merkez Bankası politika yapıcısı ve şimdi the Peterson Institute for International Economics'in başkanı Adam Posen, geçenlerde tele konferans yoluyla yaptığı açıklamada, "Fed'in maliye politikası hakkında bu kadar açık bir şekilde konuşmasından, söylemekte olduklarına tamamen katılmama rağmen, biraz rahatsızım" dedi.

Bu konudaki şöyşe bir endişe var; sık sık kendi para politikası işlerine siyasilerden müdahale gelmesinden şikayet eden merkez bankaları, kendi işleri dışındakilere müdahil olurlarsa, bağımsızlıklarını riske atabilirler.

Ancak Fed yetkilileri, 2018 yılına kadar 10 yıl New York Fed'e başkanlık eden Bill Dudley'e göre, cephanelerinin az olduğunun bilinci ile hareket ediyorlar.

Şimdi Princeton Üniversitesi'nde görev yapan Dudley, "(Fed yetkilileri) Araçlarının ekonomiyi nasıl etkilediği bağlamında 'azalan verimlere' ulaşıyorlar," dedi ve "Bu daha fazlasını yapamayacakları anlamına gelmiyor, ancak daha fazlasını yapmanın fazla etkisi olmayacak. Tam da bu nedenle maliye politikasına ihtiyaç duyulması konusunda konuşuyorlar" şeklinde görüş bildirdi.