EKONOMİ
Giriş Tarihi : 06-04-2021 15:16   Güncelleme : 06-04-2021 15:16

Ürdünlü uzmanlar Prens Hamza olayıyla ilgili halkın daha fazla bilgilendirilmesi gerektiğini düşünüyor

Bazı medya organlarında Prens Hamza'nın eşinin İsrail istihbarat servisi Mossad'la iletişimde olduğu iddiaları yer alırken, uzmanlar konuyla alakalı resmi açıklamayı yetersiz buldu.

Ürdünlü uzmanlar Prens Hamza olayıyla ilgili halkın daha fazla bilgilendirilmesi gerektiğini düşünüyor
Eski Veliaht Prens Hamza bin Hüseyin ile bazı üst düzey kişilere yönelik soruşturmayla çalkalanan Ürdün'de sıcak gelişmelerin ardından Dışişleri Bakanlığının yaptığı resmi açıklamadaki "muğlak ifadeler" merak uyandırırken, uzmanlar toplumun daha fazla bilgilendirilmesi gerektiğini ifade ediyor.

Uluslararası medyada Prens Hamza'nın 3 Nisan'da evinde gözetim altında tutulduğunun gündeme gelmesiyle Ürdün halkı şaşkınlığa uğradı. Olaylardan bir gün sonra yapılan resmi açıklama ise zihinlerdeki sorulara cevap vermedi.

ABD merkezli Washington Post gazetesinin haberinde, Ürdün'ün eski Veliaht Prens Hamza bin Hüseyin ve 20 kişinin "ülkenin istikrarına tehdit olduğu gerekçesiyle" gözaltına alındığı iddia edildi.

Gözaltına alınanlar arasında Ürdün'ün eski Kraliyet Divanı Başkanı Basım Avadallah'ın da yer aldığı aktarıldı.

Ürdün Genelkurmay Başkanı Tümgeneral Ahmed el-Huneyti ise Prens Hamza'nın gözaltına alınmadığını ancak kendisinden ülkenin güvenliğine zarar verebilecek faaliyetlerini durdurmasının istendiğini açıkladı.

Ürdün Dışişleri Bakanı Eymen es-Safedi de 4 Nisan'da konuya ilişkin düzenlediği basın toplantısında, yapılan soruşturma neticesinde eski Veliaht Prens Hamza bin Hüseyin'in "dış güçlerle birlikte ülkenin güvenliğini hedef alan birtakım faaliyetlere karıştığının" ortaya çıktığını söyledi.

Ülkeyi hedef alan bu faaliyetlerin dış güçlerle koordinasyon halinde gerçekleştirildiğini belirten Safedi, söz konusu dış güçlerle alakalı bilgi vermedi.

Safedi, ayrıca yabancı bir istihbarat teşkilatının, uçakla yurt dışına çıkmaları için Prens Hamza'nın eşiyle irtibata geçtiğini dile getirdi.

Söz konusu yabancı istihbarat servisi hakkında da bilgi vermeyen Safedi, Prens Hamza'nın liderliğini yaptığı faaliyetlerin tamamıyla kontrol altına alındığını ve ülkenin güvenlik ve istikrarını hedef alan bir planın başarısızlığa uğratıldığını vurguladı.

Bakan Safedi'nin Ürdün'ü ve dünya kamuoyunu meşgul eden konuyla ilgili basın açıklamasında kullandığı "dış güçler, yabancı istihbaratlar" gibi ifadeler merak uyandırdı.

Söz konusu ifadeler muğlaklığını korurken Ürdünlü uzmanlar daha net bir açıklama yapılarak halkın bilgilendirilmesi gerektiğini düşünüyor.

"Prens'in İsrail'le bağlantılı olduğu iddiası"
Bazı medya organlarında Prens Hamza'nın eşiyle irtibata geçen istihbarat teşkilatının İsrail istihbarat servisi Mossad olduğu iddiaları yer aldı.

Konuyla ilgili resmi bilgi edinilemezken, söz konusu kişinin Prens Hamza'nın arkadaşı İsrailli bir iş adamı olduğu iddiaları da gündeme geldi.

Resmi açıklamayı yorumlayan Ürdünlü siyaset ve hukuk uzmanları, açıklamanın yeterli olmadığını ve soru işaretlerini gidermediğini ifade etti.

"Basın toplantısının daha açık ve bilgi verici olması gerekliydi"
Ürdünlü siyasi analist Amir es-Sebayile, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Dışişleri Bakanı Safedi'nin düzenlediği basın toplantısının kamuoyunun merak ettiklerine cevap vermek yerine zihinlerdeki soruları daha çok arttırdığını belirtti.

Dış müdahalelerden, hassas bilgi ve deliller bulunduğundan bahsetmenin kamuoyunun dikkatini çekmek için iyi bir yöntem olduğunu söyleyen Sebayile, "Ürdün tarihinde daha önce görülmemiş ve hassas bir mesele olmasından dolayı basın toplantısının daha açık ve bilgi verici olması gerekliydi." dedi.

Safedi'nin bahsettiği dış güçler konusuna değinen Sebayile, "Komplo teorileri üretmek istemiyorum. Ancak Bakan'ın dediği gibi hassas deliller mevcutsa söylentilerin, ihanet, çekişme gibi lafların son bulması, ülkede bölünmelere yol açmaması için bunların açıklanması gerekir." diye konuştu.

Sebayile, pek çok ülkenin tereddütsüz hemen Ürdün'e destek mesajı verdiğini, bu durumun da Ürdün'de istikrarsızlığın kimsenin çıkarına olmadığını gösterdiğini sözlerine ekledi.

"Resmi açıklamada geçen ifadelerin açıklığa kavuşturulması gerek"
Ürdünlü hukukçu ve parlamenter Salih el-Urmuti, gözaltına alınanlara yönelik suçlamaların açık olması gerektiğini, hukuka göre suçu ispatlanana dek herkesin masum olduğunu söyledi.

Urmuti, "Ürdün'de daha önce yaşanmamış bir durumla karşı karşıyayız. Resmi açıklamada geçen ifadelerin açıklığa kavuşturulması gerek. Gözaltına alınanlarla ilgili adı geçen isimler, saygın aşiretlerden. Bunlar vatanı savunmakta ve ülkeye hizmet etmekte büyük rolleri olan aşiretler. İçinde bulunduğumuz siyasi ve ekonomik şartlarda ülkenin çıkarına zarar veren bir adım atılmaması gerek." değerlendirmesinde bulundu.

Anayasa'nın ve hukukun açık olduğunu, yorumlanmasının mümkün olmadığını kaydeden Urmuti, "Bu nedenle komplo ve senaryoların önüne geçmek ve durumu daha çok karmaşık hale getirmemek için gerçeklerin açıklanması gerekli. Sözü edilen dış güçlerin kamuoyuyla paylaşılması lazım." diye konuştu.

Ürdün Alman Üniversitesi Siyasi Bilimler Öğretim Görevlisi Bedr el-Madi de aynı görüşleri paylaştı.

Madi, "Ürdün kamuoyu, 24 saat boyunca zihinlerde oluşan sorulara cevap için basın açıklamasının daha açık ve net olmasını bekledi. Ancak açıklama halkın şaşkınlığını arttırdı." ifadelerini kullandı.

Ürdünlü akademisyen, "Devlette kapsamlı reform çağrıları yapan Prens Hamza ile devletin siyasi ve ekonomik yönetimindeki başarısızlığın baş sorumlusu kabul edilen, devlet yönetiminin ön sıralarında bulunan Basım Avadallah ile bağlantısı şaşkınlık yarattı." dedi.

Olayların etkisine değinen Madi, Ürdün Kraliyeti'nin köklü bir tarihi olduğunu, ülkenin istikrarı için Kraliyet ailesi ve devlet kurumları arasındaki ilişkiyi kontrol etme gücü olduğunu belirterek, bunun da hem ülkenin hem de toplumun istikrarına fayda sağladığını ekledi.