DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Murat Yılmaz
Murat Yılmaz
Giriş Tarihi : 01-01-1970 02:33
Güncelleme : 01-01-1970 02:33

Adalet mi mülkün temeli, Mülk mü adaletin temeli

Sadece iki gün içinde, gündem yine o kadar karıştı ki, hangi konuyu işlesem, bir yerler boş kalacak.

Mesela bu ülkedeki adalet mefhumu.

Üzülerek kaydediyoruz ki, adaleti savcılıklar değil, sosyal medya platformları sağlamaya başladı.
En yeni misali Halil Sezai!

Yaptığı magandalığı burada tekrar işleyecek değilim, terbiyem müsaade etmiyor.

Ancak bu bağlamda vahim olan, dört failin karakola gittiği, ifade verdiği ve savcının bunları karakoldan serbest bıraktığıdır.

Ne zaman ki, olay sosyal medyaya yansır, görüntüleri yayılır, geniş bir yankı uyandırır, işte o zaman Kartal Anadolu adliyesi, Halil Sezai'yi mevcutlu ister.

Ve ne kadar tutuklamamak için dirense de (mesai saatlerini geçirme gibi), sonunda tutuklama istemiyle mahkemeye sevk eder ve tutuklanır!

İşin içinde bir de Eren Erdem var.

Olay günü, Eren Erdem'den yardım istenir, bir ordu CHP'li "hukukçu" Sezai'nin yanında olur.

Bugün o ordu yoktu, çünkü suçu ve davranışı çok adi idi ve savunulacak tarafı kalmamıştı.

Yani mülk sahibi idi, nüfuz sahibi idi ve olay sosyal medyada patlamasa idi, şimdi halen serbest olacaktı, 70 yaşında adamı döven serseri!

Türkiye'de hukukun, adaletin ve yargının geldiği durum, maalesef bu!

Ünlü iseniz, hele de sol görüşlü ünlü iseniz, adaletten korkmanıza gerek yok.
CHP'nin avukat ordusu ve yargıdaki yandaşları sayesinde, hukukun üstündesiniz demektir.

Eşinizi de dövebilirsiniz, polise kafa da tutabilirsiniz, hatta ve hatta devlet sırlarını satıp, vatana ihanet bile edebilirsiniz.

Amma abarttı dediğinizi duyuyorum sanki.

Bakınız Enis Berberoğlu.

MİT tırları davasının baş haini.

Yakalandı, serbest kaldı, tekrar yakalandı, tutuklandı, yargılandı, ceza aldı!
Sonra uğruna yürüyüş yapıldı.
Ve serbest kaldı, tabii infial uyandırdı, tekrar içeri alındı.
Eh Kovid vasıtası ile "izinli olarak serbest kaldı"!

İşin en acı tarafı da AYM'den geldi, çünkü düşürülen vekilliği bugün iade edildi.
Yarın da "Türk Devleti özür dilemeli" diye bir karar çıkarsa, gerçek o ki, şaşırmış olmam ben.

Şimdi buyrun, bu devlet için "hukuk devleti" diyebilin.
Ve buyrun bunu millete anlatın.

Maalesef, cebinizde "doğru partinin" üyeliği var sa, evet, siz yargıya güvenebilirsiniz.
Yargıya, adalete değil.

Kimden olursa olsun, bir telefon ile vereceği kararda baskı altında kalan, Savcı, hakim, adaletten başka her şeyi dağıtır!


Bu neden bu kadar vahim, çünkü 18 senedir bu ülkede iktidar olan partinin ismi "Adalet" ile başlıyor.
Ve bu parti, guguk değil, hukuk devleti inşa edecekti.
Edemedi, edemez!

Çünkü bu ülkenin bürokrat elitleri halen bu guguk sistemini ayakta tutmak için canhıraş çalışıyor.
Çünkü bundan besleniyorlar ve iyi biliyorlar ki, hukukun işlemediği bir devlet, kalkınabilir, gelişebilir, hatta çağ atlayabilir, ancak milletin adalete güveni olmazsa, bunların hiçbir önemi kalmayacaktır.

Ve bu elitistler, sadece yargıda değiller.

Her devlet kurumunda bir şekilde yerlerini korudukları gibi, hegemonyaları da halen devam etmektedir.

Sadece devlet kurumlarının içindeler mi?

Hayır tabiiki de.

Bir bakmışsınız karşınıza Aydın olarak çıkarlar, bir bakmışsın sanatçı olarak, ya da gazeteci kılığında olurlar.

Ve yaptıkları iş, Türkiye'ye muhalefet etmektir.

Şu an karşılarında AK Partisi olması, geçmişteki performanslarını unutturmaz.

Hemen her hükümete karşıtlık yapmışlardır.
Ve bu gelenek Adalet Partisi iktidarı ile başlamıştır, bugüne kadar sürmektedir.

Muhafazakar hükümetlere tüm hışımları ile uğraşmışlar, Solcu hükümetlerle de danışıklı dövüş modeli ile uğraşmışlardır.

Tek niyetleri, Türkiye'yi engellemektir.

Kalkınmasını, gelişmesini, refaha ermesini engellemek.

Yeni Türkiye olarak tabir ettiğimiz bugünün Türkiye'si, buraya kadar gelebildi ise bunlara rağmen gelebilmiştir.

Bu jakobenler, bu ülkede varlar ve maalesef ki olacaklar da.
Çünkü çoğunu halka sevdirdiler.

Yakın tarihimize bir bakın.

Sanatçı olarak bildiğimiz ne isimler, birer, birer maskelerini düşürmedi mi?

Gerilla anası olmak isteyenler mi?
Dizi setlerinden doğrudan Meclis'e girenler mi?
Devlete karşı Gezi vandallığına katılanlar, hatta organize edenler mi?

Neler, neler.
Ve o maskeleri kendileri düşürmese idi, belki bugün halen çok geniş bir kesimce sevilecekler di.

Siyaset ne getirir bilmem.

Ancak tüm dünya ve ülke gündemi bir yana, artık çok acilen bir Anayasa reformu, yargı reformu şart.

Halen yargıda olan FETÖ kalıntıları olduğunu dünya alem biliyor, kamuoyu vicdanı ise bundan çık rahatsız.

Artık ve sadece yargıda değil, nerde bir kripto FETÖcü var ise derhal alınmalı ve yargılanmalı.

Yıllardır bu sadece lafta kaldı, kalmamalı.

İpe un sermeyi bırakıp, neye mal olursa olsun, bunların artık yapılması elzemdir!


Bir diğer yazımızda buluşmak ümidi ve dua ile Vesselam
NELER SÖYLENDİ?
@
Murat Yılmaz

Murat Yılmaz

DİĞER YAZILARI Batı ile meselemiz 01-01-1970 02:33 2023 ve İttifaklar 01-01-1970 02:33 Muhalefetin demontajı! 01-01-1970 02:33 Doğal sınırlar 01-01-1970 02:33 Açmaz o hesaplar, son çare AYM 01-01-1970 02:33 Alkışlayan yapraklar 01-01-1970 02:33 Neden Erdoğanfobya 01-01-1970 02:33 Yeter, haddinizi bilin bir kere 01-01-1970 02:33 Nahçıvan koridoru 01-01-1970 02:33 Müzakere, Ateşkes 01-01-1970 02:33 Can Azerbaycan 01-01-1970 02:33 Kazananlar, kaybedenler 01-01-1970 02:33 Adalet mi mülkün temeli, Mülk mü adaletin temeli 01-01-1970 02:33 Polis olmak 01-01-1970 02:33 Gerçek CHP, Causa Kaftancıoğlu 01-01-1970 02:33 Bir kahvaltıdır gidiyor 01-01-1970 02:33 Dünya Barış Nobel ödüllü adayı Diyarbakır Anneleri olmalı 01-01-1970 02:33 2013, her şeyin başladığı yıl 01-01-1970 02:33 Neo İmperializm, modern sömürgecilik hayalleri 01-01-1970 02:33 Demokrasi ve özgürlük yok ha? 01-01-1970 02:33 Tarih tekerrür eder mi? 01-01-1970 02:33 Muhalif komedi 01-01-1970 02:33 İçe kapanmamanın mükafatı 01-01-1970 02:33 Polisimin yanındayım 01-01-1970 02:33 Savaşların iğrenç yüzü, paralı askerler 01-01-1970 02:33 Muharrem'in ince fikri 01-01-1970 02:33 Doğu Akdeniz, Ege, Lozan! 01-01-1970 02:33 Bir şok, bir flaş! 01-01-1970 02:33 Ne sözleşme imiş ama! 01-01-1970 02:33 Bitmeyen provokasyon silsilesi ve iki yüzlülük 01-01-1970 02:33 Siyaset biraz da beceri gerektirir 01-01-1970 02:33 Sissi'nin Hafter aşkı 01-01-1970 02:33 Medyatörlük! 01-01-1970 02:33 PAEM 1 ve Şehidler! 01-01-1970 02:33 Ayasofya ve Batı'nın medeniyet katliamı! 01-01-1970 02:33 İhanetin yıldönümü yaklaşmışken 01-01-1970 02:33 Ayasofya kararı! 01-01-1970 02:33 Diktatörlük fantezileri 01-01-1970 02:33 Sosyal medyada 'Clean up' 01-01-1970 02:33 Ne için öldüler acaba? 01-01-1970 02:33 Asıl Millet İttifakı, Cumhur İttifakı'dır 01-01-1970 02:33 İflas-ı siyasiye 01-01-1970 02:33 Hayırlı olsun 01-01-1970 02:33 Gülünç olmayın artık 01-01-1970 02:33 Yapmayın! Kadına ahlaksızlık! 01-01-1970 02:33 Kimse kusura bakmasın 01-01-1970 02:33 Sultanahmet de müze olsunmuş 01-01-1970 02:33 Polisimin yanındayım! 01-01-1970 02:33 Sınıfta kaldın! 01-01-1970 02:33 Can Dündar'dan büyük alçaklık 01-01-1970 02:33 O MİT'çi, bu istihbaratçı… 01-01-1970 02:33 İHA, SİHA, TİHA… 01-01-1970 02:33 Ramazan'ın ardından… 01-01-1970 02:33 Esefle kınıyorum 01-01-1970 02:33 Daha kim neyi bekler? 01-01-1970 02:33 Krallar ve kral yapanlar 01-01-1970 02:33 Söylenenler ve asıl manaları 01-01-1970 02:33
NAMAZ VAKİTLERİ
Gazete Manşetleri
E-GAZETE
Van'da üniversite öğrencileri Kovid-19'a dikkati çekmek için yürüyüş yaptı
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA